+90 (362) 437 19 19
Hemen Ara
+90 (553) 777 19 19
Whatsapp
Çocuk ve Ergen Danışmanlığı 30 Eylül 2025

Çocuklara “Ben Yapabilirim” Demeyi Öğretmek

Haydi birlikte düşünelim.

Varsayalım 4–6 yaşlarındasınız. Dünyayı yeni keşfediyorsunuz. Her yaptığınız şeyde büyüklerin gözlerinin içine bakıyor ve sessizce şu onayı arıyorsunuz:

“Ben yapabilirim.”

Ebeveynleriniz de sizin bu gelişiminizi desteklemek için sizi bir anaokuluna göndermeye başlıyor. Çünkü çocuk gelişimi ve çocuk psikolojisi açısından bu dönem, bireyin kendine güven duygusunun oluşmaya başladığı en önemli zamanlardan biridir.

Sevgili öğretmeniniz de sizin bu “ben yapabilirim” duygunuzu güçlendirmek ister.

Bu nedenle sınıfta sizin yaş grubunuzdaki tüm çocuklara bir ödev verilir. Amaç öğrenme becerilerini geliştirmek ve çocukların yeni şeyler keşfetmesini sağlamaktır.

Fakat ödevin sonunda bir ödül vardır.

Çünkü yapılan çalışmalardan en iyi olan seçilecek ve herkesin önünde ödüllendirilecektir.

Belki de öğretmenin amacı her hafta çocukların daha çok çaba göstermesini sağlamaktır.

Ve bir hafta geçer.

Sonuçlar açıklanır.

Bir arkadaşınız ödülü kazanır.

O anda fark etmeden küçük bir değişim olur.

Az önce oyun oynadığınız arkadaşınız artık bir anda rakibe dönüşür. Çünkü onun “ben yapabilirim”i herkesin önünde kazanmıştır.

Sizin “ben yapabilirim”iniz ise kazanamamıştır.

Peki gerçekten neyi kaybettiniz?

PARDON… NEYİNİZ BAŞARAMADI?

“BEN YAPABİLİRİM”İNİZ.

Şimdi düşünelim.

Bu deneyim size ne öğretmiş olabilir?

  • Arkadaşlarınızı rakip olarak görmeyi,

  • Birisi başardığında onun daha değerli olduğunu düşünmeyi,

  • Siz başaramadığınızda kendinizi değersiz hissetmeyi,

  • Bir şeyi yapabildiğinizi başkalarına kanıtlamanız gerektiğini,

  • Hayatın sadece başardığınız sürece size değer verdiğini,

  • Başkası başardığında onun adına sevinmek yerine içten içe rekabet duymayı,

  • Yardım etmek yerine yarışmayı,

  • Yapamadığınızda kendinize öfkelenmeyi,

  • Yapamadığınızda kendinizi aşağılamayı,

  • Birisi yapamadığında onun aşağılanabileceğini düşünmeyi…

Daha devam edelim mi?

Oysa çocuk gelişimi ve çocuk psikolojisi alanında çalışan birçok uzman şunu söyler:

Bir çocuğun öğrenmesi gereken en temel duygu şudur:

“BEN YAPABİLİRİM.”

Ama bu duygu başkalarını geçerek değil, kendi gelişimini fark ederek oluşur.

Bir çocuk, yaptığı şeyle gurur duymayı başkalarına kanıtlamak için değil, kendi içindeki ilerlemeyi gördüğü için öğrenmelidir.

İşte bu nedenle çocuk ve ergen danışmanlığı alanında çalışan uzmanlar, çocukların yalnızca başarı üzerinden değerlendirilmesinin uzun vadede farklı duygusal sonuçlar doğurabileceğini ifade eder.

Çünkü çocuklar yalnızca “başaran” olduklarında değil, deneyen ve çaba gösteren olduklarında da değerli olduklarını hissetmelidir.

Peki siz insan olmayı yapabilirim demeyi ne zaman unuttunuz?

Birisine yardım etmeyi yapabilirim demeyi?

Birisini ya da kendinizi her koşulda sevmeyi yapabilirim demeyi?

Yapamadığınızda kendinize hoşgörü gösterebilmeyi?

Ya da başkası yapamadığında ona anlayış gösterebilmeyi?

İnsan olmanın en büyük erdemlerinden biri olan şefkat ve anlayışı ne zaman geri plana attık?

Bırakın çocuklar bir şeyi başardıklarında kendi içlerinde gurur duymayı öğrensin.

Bunu başkalarına kanıtladıklarında değil.

Bırakın çocuk kendi içinde “ben yapabilirim” demeye inansın.

Ve bunu kendi gelişimi için yapsın.

Bir çocuk, yapabildiğinin onayını sizin gözlerinizin içindeki yansımasında gördüğünde hayat boyu kendine şu cümleyi söylemeyi öğrenir:

“Ben yapabilirim.”

İşte o zaman en büyük ödül verilmiş olur.

Çünkü en değerli ödül, bir çocuğun kendi içindeki gücü fark edebilmesidir.

Bugün geriye dönüp düşünün.

Sizin “ben yapabilirim” duygunuza kim ne yaptı?

Kim güçlendirdi?

Kim zayıflattı?

Belki de şimdi yapılabilecek en önemli şey geçmişi anlamak ve fark etmektir.

Çünkü geçmişi anlamak, geleceği değiştirebilmenin ilk adımıdır.

Çocukların sağlıklı bir özgüven geliştirmesi konusunda ebeveynlerin, öğretmenlerin ve çocuk gelişimi alanında çalışan uzmanların rolü çok büyüktür.

Bu nedenle çocukların gelişim sürecinde yaşanan duygusal deneyimler bazen bir psikolog veya aile danışmanı ile değerlendirilerek daha sağlıklı şekilde ele alınabilir.

Samsun’da çocuk gelişimi, çocuk ve ergen danışmanlığı veya aile içi iletişim konularında destek almak isteyen ebeveynler, bu alanda çalışan Samsun psikolog veya Samsun aile danışmanı uzmanlarından psikolojik danışmanlık desteği alabilirler.

Çünkü bazen en büyük değişim, bir çocuğun içinden gelen o güçlü cümleyi yeniden duymasıyla başlar:

“Ben yapabilirim.”